Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Edep

alt

EDEP BİR TAÇ İMİŞ NUR-U HÜDADAN GİY O TACI EMİN OL HER BELADAN

Değerlerimiz içinde en güzide yere sahip olan edep, sadece sözde bir konu olmayıp, hayatın her alanında karşımıza çıkan bir konudur.

Kökünde Elif, Dal ve Be harflerinden oluşmakta olan edep Elif harfi ile eline Dal harfi ile diline, Be harfi ile de beline sahip olunması anlamındadır.

Edep, kişinin karşısındaki insanın kusurunu, eksiğini direkt olarak yüzüne vurması değil, karşısındakini kırmadan incitmeden doğrusunu 

gösterebilmesidir. Edebin imanın özünde yer alması hasebiyle karşısındakini utandırmanın , küçük düşürmenin ise iman geçeği ile çakışmakta olduğunu  son derece  hassas davranmamız gereken ince bir  konu olduğunu unutmayalım.

Edep dediğimiz kavram içine sevgiyi, saygıyı, temizliği de kapsamakta olup sofraya oturmanın, yemek yemenin, kapı çalmanın, misafirliğe gitmenin de bir edebi bulunmaktadır. Küçük hanımefendi ve beyefendilerin yetiştiği ve görgü kuralları diye adlandırdığımız uygulamaların hepsi edep kavramının kendisine hayat bulmuş halidir. Bunlardan yoksun kalmış insan ise kıyafetsiz kalmış gibidir.

Edep gıybet ve küslüklerin arttığı günümüzde Mahir bir ustanın elinden çıkan Gönül Köprüsünü kurabilmektir. Öfke ve kızgınlıkla ilişkileri tamamen yıkmak için set yapmak üzere tutulan ustanın Mahir özelliği nedeni ile duvar yerine köprüyü inşa edebilmektir.  Bu bağlamda her koşulda affetme ve merhamet duygularını kaybetmemeyi bilmektir.

Edep paylaşmaktır ve vermenin ne demek olduğunu vermenin de bir edebi olduğunu 7 yaşında bir yetişkin olgunluğuna sahip Cüneyd-i Bağdadi’den öğrenmektir.

Sofraya oturduğumuz zaman besmele ile yemeğe başlayıp, sağ elle yemenin, tıka basa yemek yememenin başta sağlık sonra edep gereği olduğunu bilelim.

Konuşurken dilimizin temizliğine özen gösterelim, kimseyle alay etmeyelim,  çekiştirmeyelim, karşımızdakinin üzülebileceğini unutmayalım. Her şeyden önce insan olmanın edepten geldiğini unutmayalım.

‘Aranızda selamı yaygınlaştırınız.’ Hadis-i şerifine kulak vererek selam vermekten hiç bıkmayalım. Edilen güzel davetleri kabul edelim , yardıma ihtiyacı olana yardım edelim ,haksızlığa uğrayanı gördüğümüz zaman kulak ardı etmeyelim ve savunalım.

Yukarıda geçenlerin aslı itibari ile günlük hayatta hep yaptığımız ve yapabileceğimiz şeyler olduğunu yükte ve masrafta  ne kadar hafif ancak kıymette de ne kadar ağır şeyler olduğunu unutmayalım.

 Gezdim Halep ile Şam’ı eyledim ilimi talep, meğer ilim bir hiç imiş illa edep illa edep diyen Yunus Emre’yi    ‘Edep döküntüleri altın döküntülerinden daha hayırlıdır. ‘ diyen Hz. Osman’ı    ‘ Eğer insanoğlu edepten mahrum ise insan değildir. İnsanın hayvandan farkı edeptir. Gözünü aç ve Allah’ın bütün kelamına dikkat et. Âyet âyet bütün Kuran’ın manası edeptir.’ diyen Hz. Mevlana’yı hatırlayalım.

EDEBİNİZİ KAYBETMEDEN KALIN…

 

İsmehan KÜÇÜK

Cennet Bilgi Evi Rehberlik Uzmanı