Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Kanaat Etmek

alt

HER NEFES BİR ELHAMDÜLİLLAH

Aldığımız her nefes için Allah’a(c.c) hamd ve şükür borçluyuz.  Bu nedenlerdir ki içinde bulunduğumuz her ne durum ve hal varsa her daim kanaat etmemiz gerekir. Kanaat ile birlikte tevekkül, kanaatkârlığı hem tamamlar hem de onun gerçek anlamını açıklar. Şu halde kanaatkârlığımız, yani sahip olduklarımızla mutlu olmamız, hakkına, kazandığına razı olup, Allah’a mutlak şekilde güvenmemiz nedeniyle her türlü sonucu hoşnutlukla karşılamamız ve ona rıza göstermemizdir.

Ancak buradan hiç çalışmayacağımız, sürekli tembellik yapıp, başkasından bir şeyler beklemek anlamı çıkarılmamalıdır. Tam tersine kanaat,  insanın çalışma eğilimini güçlendiren bir tavırdır. Yani dürüstlükten şaşmamak koşuluyla bir Müslüman var olan gücüyle çalışmalıdır.

Kanaatkâr ve tutumlu insanlar hiçbir zaman zarara ve hayal kırıklığına uğramaz. Kanaatkâr olmak, insana onur,  kişilik kazandırır ve diğer insanların gözünde değer ve itibar görmesini sağlar. Kanaatkârlık, kendi karnı doyarken başkasını aç görmeye dayanamamak demektir. Önce isteyeceğiz ve çalışacağız, sonra kazandığımızla yetinip daima şükretmeye devam edeceğiz.

“Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, o sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır.

                                                                                                        İbn Mace, Zühd 14             
“Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.”

                                                                                                    Hz. Muhammed(s.a.v)