Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Çalışkanlık

alt

GÜCÜM GAYRETİMDİR

İnsan yeryüzüne geldiği andan itibaren sürekli olarak bir şeylere ulaşabilmek için gayret içindedir. Başarının altın anahtarı olarak nitelendirebileceğimiz gayret konusu ise durmadan, yılmadan tüm zorluklara rağmen çalışmaya devam etmektir. Bu bağlamda çalışkanlık ve gayret birbirini tamamlayıcı iki kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Peygamber Efendimizin bir Hadis-i Şerifinde buyurduğu gibi ‘İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.’Sözünü unutmayarak her günü kendi içinde ayrı ve bir önceki günden daha fazla bir şeyler yaparak geçirmemiz gerekmektedir. O, her türlü başarı gelişme ve ilerlemenin zamanı en iyi, en planlı şekilde kullanma ile olacağını vurgulamıştır. Hangi işte olursa olsun zamanı iyi kullanmayan, gayret göstermeyen birinin hedefine ulaşması imkânsızdır. Peygamber efendimizin en önemli vasıflarından biri olan çalışkanlık ve gayreti kendi hayatlarımızda uygulanır kılmak onun ümmeti olarak bizlerin en temel görevi olmalıdır ki Efendimizin ‘Çalışmak her Müslüman’a farzdır.’ buyruğunu unutmamak gerekir. Çalışkanlık ve gayret konusu ile ilgili olarak kendimize örnek alabileceğimiz diğer hadiseler ise imkânsızlıklar içinde elde edilen başarılardır.  İmkânsızlıklar içinde açan bir çiçek olan Menekşe gibidisiplin ve düzenli çalışma ile aşılamayacak imkânsızlık yoktur. Söz konusu Menekşe maddi sıkıntılar içinde olmasına ailesinin sağlık problemlerine ve yeterince kaynak kitap bulamamış olmasına rağmen başarıya ulaşmıştır. Bir öğrenci olarak ya da bir insan olarak çalışmamak, emek vermemek, gayret göstermemek için gerekli olan tüm bahanelere sahip olan Menekşe gibi tüm bahanelere rağmen başarıya azimle yürüyebilmek ve kazanmaktır. Unutmamak gerekir ki başarı ulaşılması zor, Kaf dağının tepesine duran bir Anka Kuşu değil istediğimiz anca biraz gayret ve çalışma ile avucumuzun içinde duracak olan kuş gibidir.  Nasıl ki bir kuş uçabilmek için kanat çırpmaya gayret ederse bizlerinde uçabilmek için biraz kanatlarımızı silkelememiz gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki tembellik baldan daha tatlıdır ve bizleri kandıran en büyük hastalıklardandır. Tembellik hastalığında tedaviye başlamakta geç kalındığı takdirde kurtulması çok mümkün olmayacak ve bizlere karakter olarak yapışıp kalacaktır. Son söz yerine ise hepimizin bildiği ve her dinlediğinde ya da okuduğunda gülümseyerek baktığı Ağustos Böceği ile Karıncayı hatırlayıp karlı bir günde acıkmış üşüyen bir Ağustos Böceği gibi çaresiz kalmamak için gayretle ve bir karınca titizliği ile yazdan çalışmamız gerekmektedir. Unutmayalım ki karınca olmak da ağustos böceği olmak da bizim kedi elimizde.  Hangisini olmak istersek seçim şansı da yine bizim elimizde. Şimdi tercih bizim…

 

İsmehan KÜÇÜK

Cennet Bilgi Evi Rehberlik Uzmanı