Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Çocuk, Şiddet ve Medya

altDünya üzerinde giderek yayılan şiddet son yıllarda toplumumuzda da belirgin bir şekilde kendini göstermeye başladı. Çok çabuk sinirlenen, öfkeye kapılan, bir bardak suda fırtınalar koparıp kavgalar çıkaran bir toplumun ruh halini yaşamaya başladık. Bunda medyanın özellikle yetişme çağında televizyon, bilgisayar ve video oyunlarında şiddet içerikli mesajlarla karşı karşıya kalan kişilerin büyüdüklerinde şiddeti daha kolay uygulayabiliyor olması etkili oluyor.

Okul ve ödevden arta kalan zamanı televizyon karşısında geçiren çocuklar çizgi filmlerde ve dizilerde sürekli olarak şiddet içeren sahnelere maruz kalıyorlar. Bunları izleyen çocuklar vurmanın, kırmanın, öldürmenin doğal bir şey olduğunu içselleştiriyorlar.  Burada ebeveynlere düşen görev çocuğun şiddete maruz kaldığı sahnedeki olayın gerçek olmadığını bir kurgu olduğunu ifade etmesidir. Bu nedenle ebeveynler sahnede izlenen şiddet olayı karşısında susup izlemek yerine bu olay üzerine yorum yapmayı tercih etmelidirler. Çünkü gerçek hayatta bir insanın başka bir insana vurmasının ya da öldürmesinin doğal bir süreç olduğunu düşünebilirler. Bu nedenle ebeveynler ellerinden geldiğince çocuklarını şiddet içeren televizyon sahnelerinden, bilgisayar ve video oyunlarından uzak tutmalılar; ancak çocuk böyle bir sahne ile karşı karşıya kaldığında olayı beraber yorumlama yoluna gitmelidirler.

Burada üzerinde durulması gereken başka bir konu da şiddet derken yalnız fiziksel güç olarak algılanmaması gerekir. Çünkü sözel olarak uygulanan şiddet bazen fiziksel şiddetten daha ağır olabiliyor. Bir çocuğun fiziksel güç uygulayamadığı annesine ya da babasına, çevresindekilere izlemiş olduğu bir dizideki cümleyi kullanması ya da argo bir kelime kullanması sözel bir şiddettir ve fiziksel şiddet kadar üzücüdür. Bunda söylenen sözlerin ağır olması etkili oluyor. Kullandığımız kelimeler karşımızdaki insanı aşağılıyor, küçümsüyor ve onun karakterine zarar veriyor. Atalarımız bu konuda acı ve çirkin sözlerin sebep olduğu dil yarası asla kapanmaz diyerek konuyu çok güzel özetlemişlerdir.