Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Sıdk

alt

SIDK

İbadetlerimizin makbul olmasında ihlâsın, sosyal hayatımızın sağlıklı yürümesinde samimiyetin ayrı bir yeri vardır.İhlâs ve samimiyet karşılıksız sevgi ve saygı, gösterişten dünyevi çıkar beklentisinden uzak davranış demektir.  Hal ve hareketlerinde Allah’a yönelmek yalnız O’nun rızasına talip olmaktır.  Allah Teâlâ, bu mukaddes dinin hâlis din, yani her türlü dünyevi menfeat ve çıkar beklentisinden uzak,  her çeşit bâtıl düşünceden arındırılmış din olduğunu bizlere Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirmektedir. “Onlara, ancak Allah’ın dediğine gönülden bağlanarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. Sağlam din işte budur’

Müslüman denilince akla gelen ahlaki erdemlerin başında samimiyet gelmektedir.  Zira, kelime anlamı itibariyle Müslüman, “teslimiyet sahibi,  teslim olan kimse” demektir.  Teslimiyetin özünde ise ihlas ve samimiyet yer almaktadır. Teslimiyet, samimiyet ve ihlasın ilk temsilcileri ise peygamberlerdir. Bütün peygamberler Müslümandırlar ve sıfatlarından ilki sıdktır. Emanet, ismet, fetanet ve tebliğ isimlerini taşıyan diğer dört sıfat sıdktan sonra gelir ve hepsi de şu veya bu şekilde sıdk ile ilişki içerisindedir. Görüldüğü gibi ihlas ve samimiyet, imanın sıdk ile doğrulanmasıyla başlar ve hayatın diğer safhalarında hep devam eder.  Hz. Peygamber’in Müslümanı tarifinde de sıdk muhtevalı samimi bir teslimiyet ön plana çıkmaktadır: “Müslüman, insanların elinden ve dilinden selamette olduğu kimsedir.” (Tirmizî, İman, 12; Nesâî, İman, 8) Ümmetini hep ihlas ve samimiyet çizgisinde tutmak isteyen Resûl-i Ekrem Efendimiz, sıdk üzere yaşamaları ve yalandan uzak durmaları konusunda şunları söylemiştir: “Size sıdkı (dürüstlüğü) tavsiye ederim. Zira sıdk iyiliğe götürür,  iyilik de cennete iletir.  Kişi doğru söyledikçe ve sıdk peşinde koştukça Allah katında sıddîk yazılır. Yalandan kaçının,  zira yalan kötülüğe götürür,  kötülük de cehenneme iletir. Kişi yalan söyledikçe ve yalan peşinde koştukça Allah katında yalancı yazılır.” (Buharî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 29, 103-105; Ebû Dâvud, Edeb, 80; Tirmizî, Birr, 46) Netice itibariyle, ayetlerden, hadislerden ve âlimlerin sözlerinden hareketle samimiyetin zirve noktasının sıdk olduğu ortaya çıkmaktadır. Böyle olduğu için yukarıdaki ayet-i kerimede sâdıklar sıdkları sayesinde cennetle  müjdelenmektedir. Sıddîkler de peygamberler ve şehitlerle birlikte anılmaktadır. (bkz. Nisâ, 4/69) Hz. Peygamber’in bazı davranışlar karşılığında Müslümanların alacağı mükâfatı anlatırken “… işte onlar peygamberler, şehitler ve sıddîklerle beraber olacaklardır” ifadesini çok sık kullanması dikkat çekmektedir. “Doğru sözlü ve kendisine güvenilen  tüccar, ahirette peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber olacaktır” (İbni Mâce, Ticaret, 1) hadisi, bu hususa verilecek en önemli örneklerden birisidir.