Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Adalet

alt

ADALET

Herkese hakkı olanın verilmesini ön gören ahlaki ilke adalet, sosyal hayat içerisinde birçok kurumun, yapının temelini oluşturur. Bunun içindir ki eski çağ filozoflarından Platon ve Aristoteles’ten başlayarak modern çağa kadar adalet kavramıyla ilgili çeşitli teoriler geliştirilmiştir. Tarih boyunca değişik şekillerde tanımlanmış ve değişik fikirler ortaya atılmıştır.  Hem sıradan insanların hem de bilgin kişilerin başlıca ilgilendikleri konu olmuştur.

Yunan düşünür Platon’a göre adalet, en yüce erdemlerden biridir ve devletin temel davranış kuralıdır. Aristo’ya göre ise, herkese eşit davranmak hiç de adil değildir. Konfüçyüs “Devletin hazinesi adalettir” der. Acımasız orduların kumandanı Timurlenk bile, ”Memleketler kılıçla alınır, lakin adaletle muhafaza edilir” diyerek adalete vurgu yapmıştır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.): “Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır” demiştir ve çok yakından bildiğimiz “Adalet Mülkün Temelidir” özdeyişi Hz. Ömer’e aittir.

İslâm'da ise adalet, hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve statü farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmamak demektir. İslâm bu anlamda her bireyin ve her toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, kişisel heveslere yer vermemiş, sevgi ve nefretlere uymamış, akrabalık bağlarına göre ayarlanmamış, zengin-fakir ayrımı gözetmemiş, kuvvetli ve zayıf farkını göz önüne almış bir adalet anlayışı getirmiştir. Bunun için İslâm, toplum içinde yaşayan bütün kesimlerin birliğini sağlayan kurallar koymuş, ümmetin güvenliğini garanti altına alan bir düzen kurmuştur.

İslam dininin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de adalet kavramı tevhid inancı, ibadet, iman kadar önemlidir. Bunun için Hz. Ömer halife olduğu zamanda “Dicle'nin kenarında bir kuzuyu kurt kapsa, İlahi Adalet'in bunu benden soracağından korkarım.” demiştir.

Maide-8. Ey iman edenler! Allah için adaleti (hakkı) ayakta tutan (hâkimler), adalet timsali şahitler olun. Bir kavme duyduğunuz kin sizi adaletten sapmaya sevk etmesin. Âdil davranın, takvaya daha yakın olan da budur. Allah’a karşı takvalı olun (emirlerine uygun yaşayın). Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.