Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Cömertlik

alt

VERMENİN KUDSİYETİ (CÖMERTLİK)

 

Cömertlik, eli açıklık demektir. Yani sahip olduğumuz herhangi bir eşyayı veya bir güzelliği başka insanlarla paylaşma duygusudur. Karşısındakine bir şeyler verebilmek ne kadar güzeldir. Fakat karşılık beklemeden, içten bir veriş olmalıdır bu.Cömertlik İslam’ın tavsiye ettiği ve övdüğü güzel huylardan biridir. Eli açık olmak, mal ve  parayı hayırlı işlere dağıtmaktan lezzet duymak, içtenlikle ve severek vermektir. Cömertlik kavramı Arapçada cud ve sehavet kavramları ile ifade edilmiştir.


Kimi insan cömerttir, paylaşmayı sever. Öyle ki bu içten güzel davranışının farkında bile olmadan yapar bunu. Çünkü yaradılışındandır bu güzel huy. Düşünmez, çıkar hesaplamaz. Karşısındakinin ihtiyacı varsa, bu ihtiyaca cevap verebiliyorsa, bu çok güzel doğal davranışı hemen kendini gösterir. Bu güzel duygu ile kendi de mutlu olur. Çünkü almak gibi vermekten doğan hazzı tatmıştır, tadıyordur.


Bazen sokaklarda rastlarız. Kendi karnı açtır ama, yanındaki arkadaşına simitini, ekmeğini paylaştıran çocuklar. O da kendince cömerttir. Cömert olmak için ille bol para, varlık lazım değildir. Cömertlik elindekini karşılık beklemeden paylaşabilmektir. Cömertlik sadece maddi ihtiyaçları karşılamakla da olmaz. İnsanlar yalnız paraya, mala ve armağanlara ihtiyaç duymazlar. Bir gülümseyişe, bir içtenliğe, biraz konuşmaya, insanlarla beraber geçecek bir iki saate de ihtiyacı olanlar vardır. Gerçek cömertler, bu insanlara yakın olup, onlara sevgilerini, ilgilerini, şefkatlerini verebilen insanlardır.


Yapayalnız kalmış bir ihtiyara, sorunlarıyla arayış içindeki bir çaresize, kimsesizlikten başı bir kerecik okşanmamış, yanağına bir öpücük konulmamış bir çocuğa da manevi bir şeyler verebiliyorlarsa, cömertliğin doruğuna ermiş üstün insanlardır onlar.
 

Cömertlik, mutlu olabilmenin, dost arkadaş edinebilmenin sihirli anahtarlarından biridir.

Bu anahtarı yerli yerince kullanabilen, bundan mutluluk duyan cömert insanlara ne mutlu. Karşılık beklemezler, belki de verdiklerinden daha fazlasını kazandıklarını, aldıklarını bilmeden, kim bilir…

 

Senai Demirci bu güzel erdemi şu ifadelerle bizlere sunuyor:

Cömertlik cennetten uzanan bir servi dalıdır. Öyle demiş Sevgililer Sevgilisi. Sanma ki, cömert olmakla yeni bir şey inşa ediyorsun.

Zaten var olan kutlu servinin dalına tutunuyor. Sanma ki, cömert olmakla kendinden bir şey eksiltiyorsun. Sen sana verileni veriyorsun; böylece kendini tamam eyliyorsun. Cimri, derin bir aldanış içindedir. Kendine verileni kendinde kalacak sanır. Kendini elinde olana dilenci eder. Minneti eşyayadır; onların varlığına yalvarır. Elindekiler giderse, eksileceğini sanır; her daim korku içinde kalır. Kendine verildiğini bilen, elindekileri eksilten cennetten uzanan servi dalına asılıdır. Cömertsen ellerin her daim doludur; çünkü sonsuz meyvelere gebe çiçekleri sarıp sarmalamaktadır.