Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Sınav Kaygısı

altKişinin sınav sonucunda elde edeceği  başarısızlığı genelleyerek bunu kişiliğinin başarısızlığı olarak algılamasından kaynaklanan; bundan dolayı öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasını engelleyen ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı durumuna sınav kaygısı denir.

     Kaygı, hayatta kalmak için ihtiyacımız olan bir duygudur. Sınav kaygısı gerekli ve faydalıdır. Öğrenciyi öğrenmeye, bir amaç edinmeye motive eder. Faydalı olmayan yüksek ve aşırı kaygıdır. Aşırı sınav kaygısı başarısızlığa neden olur.

    Sınav kaygısının belirtileri şunlardır:  Felaket yorumları içeren düşünceler, unutkanlık, dikkati toplayamama, konuları hatırlamakta güçlük gibi zihinsel ; gerginlik, sinirlilik, karamsarlık,korku hali, panik, kontrolü yitirme hissi, güvensizlik, çaresizlik ve heyecan gibi duygusal; kaçma (ders çalışmayı bırakma, sınavı yarıda bırakma), kaçınma (ders çalışmayı erteleme, sınava girmeme) gibi davranışsal belirtiler gözlemliyorsanız çocuğunuzun sınav kaygısıyla ilgili bir problemi olduğundan bahsetmek mümkündür.

    Sınav kaygısına yol açabilecek bazı durumlar:

1)Zamanı Etkin Kullanamama: Sınava çalışmaya geç başlama, konuların yetiştirilememesi veya erken başlanmasına karşın zamanı etkin kullanılması nedeniyle konuların yetiştirilememesi, konu tekrarının yapılamaması kaygıyı artırır.

 2-Yanlış Ders Çalışma Alışkanlıkları: Plansız ve programsız ders çalışmak başarısızlığın en önemli kaynağıdır. Kişinin motivasyonunun düşmesine neden olur.

3-Başarısızlık Korkusu: Başarısız olma korkusunu yoğun yaşayan bireylerin, kendilerine olan güvenleri azalır ve kaygı düzeyi yükselir.

 4- Sınava Çok Fazla Anlam Yüklenmesi: Kişinin potansiyellerine uygun olmayan amaç belirlemesi ya da sınavı kendini kanıtlayacağı bir platforma dönüştürmesi de kaygı düzeyini yükseltir.

5- Aile Baskısı: Ailelerin çocuklarından çok fazla beklentisinin olması ve çocuğun bunları gerçekleştiremeyeceği düşüncesi de kaygı düzeyini yükseltir.

  

    Aileler olarak üzerimize düşen görevi yerine getirip, çocuğumuzu istediğimiz gibi şekillendirip, kaygısını arttırmaktansa; istediği yolda yanında olduğumuzu hissettirip başarılarını takdir etmeliyiz. Hayata daha az kaygılı gözlerle bakan çocuklar, aile içinde kabul ve onay görmüş mutlu çocuklardır.