Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Emanet Ve Güven

alt

EMANET VE GÜVEN

‘Emanet’ kelimesinin aslı ‘emn’ kökünden gelmektedir. ‘Emn’ sözlükte, güvenmek, korku ve endişeden emin olmak, ruhun sükûnet bulması anlamlarını ifade etmektedir.

Herhangi birine bir şeyi emanet edebilmemiz için, o insanın güvenilir olması, kendisine bir şeyin korkusuzca teslim edilebilir olması gerekir. Diğer bir ifadeyle emanet; maddi veya manevi bir şeyi, bir değeri gönül huzuru ve güvenle başkasına teslim etmek ve aynı gönül huzuruyla geri almaktır.

Emanete sahip çıkmak, sağlam bir toplum yapısının temel taşlarından biridir ve bu açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bunun bireyi ilgilendirdiği kadar toplumu ilgilendiren yönü de vardır. Bireyin iç dünyasından, toplumdaki huzur ve güvene kadar emanete sahip çıkmak, oldukça geniş kapsamlıdır. Çünkü toplum içerisinde insanlar birbirleriyle sürekli bir ilişki halindedirler. Bu açıdan emanete riayet prensibi, bir toplumda, ortak hayat için konulacak temel ilkelere herkesin bağlanması, güvenmesi ve uyması açısından gerekli bir durumdur.

Toplumsal hayatımızda işlerin düzgün gitmesi, birbirimize olan güven duygumuzla doğru orantılıdır. Bir toplumda fertleri birbirine güvenen kişiler çoğaldıkça o toplum, hem maddi hem de manevi açıdan ilerler. Tam aksine, fertleri birbirine güvenmeyen insanlar çoğaldıkça da toplumda huzur, mutluluk ve kalkınma sağlanamaz. Hâlbuki yüce dinimiz, bizim çeşitli görevlere getireceğimiz, kendileriyle iş birliği yapacağımız, birlikte iş yapacağımız kişilerde hep adaletli, güvenilir olma özelliğini öne çıkarmamızı istemektedir. O halde, bireyleri birbirine güvenen, sağlam, güçlü toplum oluşturabilmek için her birimizin kendi çapında gayret göstermesi gerekmektedir.