Bilgi Evleri Tanıtım Filmi

 

Aile İçi İletişim

alt

AİLE İÇİ İLETİŞİM

İletişim; bireylerin birbirlerine bilinçli veya bilinçsiz olarak iletmek istedikleri duygu ve düşüncelerini aktardıkları bir süreçtir.  İki kişinin karşılıklı etkileşimi söz konusudur. Bu etkileşimin başarısı kişinin yaşamındaki mutluluğun temelini oluşturur.  İletişimde kişiyi etkin kılan ise insanlarla yapıcı olarak konuşmasını bilmektir.

            Kişiler arası ilişkilerde sözel iletişimin yanı sıra sözsüz iletişimde kullanılır. Sözsüz iletişim beden diliyle ilgilidir. Baş ve ince yüz ifadeleri, göz teması, el ve kol hareketleri, bedenin duruş tarzı sözel olmayan davranışlara örnektir. İlişkilerde sözel davranışlarla sözel olmayan davranışların uyumlu olması gerekir.

            Günlük hayat içerisinde ebeveynler ve çocuklar arasında yer yer çeşitli problemler yaşanır. Ebeveynlerin çocukların yapmaları gereken görevleri ( üzerini temiz tut, ödevini bitir, akşama geç kalma ) emir cümleleri şeklinde ifade etmeleri çocukta korku, aktif direnç isyankar davranış uyandırabilir. Söylenenlerin tersini yapmaya teşvik edebilir. Böylece ebeveyn ile çocuk arasında bir mücadele başlar. Burada ailenin çocuğu suçlarken, emrederken, talep ederken şu soruya cevap bulması önemlidir.

            Eğer ben çocuk olsaydım bu durumda neler hissederdim, bana nasıl davranılmasını isterdim?

Aile kendini çocuğun yerine koyduğunda göstereceği tavır ve davranış emredici, suçlayıcı olmayacaktır. Aynı bakış açısıyla çocuğuna yaklaştığında onun yanında olduğu mesajını verecektir. Çocuğunuza onun sizden ayrı bir varlık olduğunu, ayrı bir yaşama sahip olduğunu onu anladığınızı kabul ettiğinizi birey olarak ona saygı duyduğunuzu gösterdiğinizde onun da size daha pozitif bir şekilde yaklaştığını göreceksiniz.

Her anne baba çocuklarının olumlu özelliklere sahip olarak yetişmesini bekler. Kendi duygu ve düşünce dünyasına göre çocuğuna bir kalıp çizer ve onları bu kalıba oturtmak ister. Bu nedenle ara ara iletişimde çocuğuyla sorunlar yaşar.Özellikle çocuklarının davranışlarını yorumlarken kendi değer dünyasına göre tepkiler oluşturur. Oysa önemli olan davranışlar ile bu davranışlara yüklenen yargıları ayırabilmektir. Bu nedenle anne babalar çocuklarının davranışlarını yorumlarken değer yargılarından uzak bir şekilde yorumlama yapmalıdır.